22 Eylül 2019
  • Berlin10°C
  • Frankfurt10°C
  • Paris20°C
  • Ankara7°C
  • İstanbul13°C
  • İzmir17°C
  • Stockholm10°C

EGEMEN BAĞIŞ'A YENİ GÖREV

Eski AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Prag Büyükelçiliği'ne atandı. Bağış, "17-25 Aralık döneminde yalan haberlerin kurbanı oldum" dedi.

Egemen Bağış'a yeni görev

06 Eylül 2019 Cuma 16:10

Eski AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prag’a Büyükelçi olarak atandı.

Karar henüz Resmi Gazete’de yayınlanmasa da önceki gün Türkiye’yi ziyaret eden Çek Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babis’in ziyaretinde yer aldı.

Eski AB Bakanı Egemen Bağış, Brüksel merkezli New Europe Dergisi'nde yayınlanan "Şiddet, Yalan Haber ve Sorumlu Medya" makalesinde, medyanın değerlerimizi, günlük rutinlerimizi ve inançlarımızı etkilediğini, medya kurumlarının tekelleşmesinin mutlaka engellenmesi gerektiğini ifade etti. 17-25 Aralık döneminde FETÖ saldırılarına maruz kaldığını belirten Bağış, yalan haberlerin kurbanı olduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği (AB) Eski Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Brüksel merkezli New Europe Dergisi'nde "Şiddet, Yalan Haber ve Sorumlu Medya" konulu makale kaleme aldı.

Makalesinde toplumun televizyon ve internetle, şiddet sahnelerine maruz kaldığını belirten Bağış, "Sosyal medyada akıl almaz türdeki vahşetlere tek dokunuşla ulaşılabiliyor. Bilgisayar oyunları ise gençlere hayatlarında adlarını bile duymadıkları silahları nasıl kullanacaklarını öğretiyor" yorumunda bulundu.

"Medyanın etkisi derin ve geniş kapsamlı"

Egemen Bağış günümüz kitle iletişim araçlarının toplumu şiddete, bozulmaya ve kırılganlığa maruz bıraktığını iddia etmenin yanlış olmadığını ifade ederek, "Radyo yayıncılığından televizyonlara ve günümüzde sosyal medya ağları ve online görüntüleme imkanlarına kadar tarihte medyanın olduğu gibi gelişen hiçbir ortam olmadı. Hollywood prodüktörü Darryl F. Zanuck 1946'da televizyonun çok uzun sürmeyeceğini çünkü insanların her gece bir kutuya bakmaktan bıkacağını iddia etmişti. İngiliz gazeteci, yayıncı ve politikacı C.P. ise, "Televizyon? Kelime yarı Latince ve yarı Yunanca. Bundan hiçbir yarar elde edilemez" demişti. Günümüz kitle iletişim araçları toplumu şiddete, bozulmaya ve kırılganlığa maruz bırakmaktadır. Medyanın etkisi derin ve geniş kapsamlı. Medya, değerlerimizi, günlük rutinlerimizi ve inançlarımızı etkiliyor" yorumunda bulundu.

"Medya evlerimizde ve cep telefonlarımızda"

Medyanın evlerimizde ve cep telefonlarımızda olduğunu belirten Bağış, "Sosyal medyada sergilenen vahşete tek dokunuşla ulaşılabiliyor. Bilgisayar oyunları ise gençlere hayatlarında adlarını bile duymadıkları silahları nasıl kullanacaklarını öğretiyor. Bu nedenle, ailelerimizin ve toplumumuzun etkilenmemesi için ek önlemler almalıyız. Bugün medyayı etkileyen en önemli sorunlardan biri medya şiddetinin yayılmasının toplumu bir bütün olarak nasıl etkileyebileceğidir. Kitle iletişim araçları yoluyla şiddete sürekli ve kronik bir şekilde maruz kalmanın, bireylerin temel değerlerini aşındırabileceğine inanılmaktadır. Özellikle küçük yaşta, çocukların zihinleri kendilerini çevreleyen her şeyi emer. Medya şiddetinin bu akışı onları manipülasyon açısından kolay hedefler haline getiriyor ve mağduriyete neden oluyor. Medya şiddeti kitlelerin duyarsızlaştırılmasına neden oluyor. Bazen bu duyarsızlık küçük çocukları bile vahşet yapma noktasına itebilir" ifadelerini kullandı.

"Medya kurumlarının tekelleşmesi mutlaka engellenmelidir"

"Medya kuruluşlarından yayılan şiddet ve bozulma ile başa çıkmak istiyorsak medya kurumlarının tekelleşmesi mutlaka engellenmelidir" ifadelerini kullanan Bağış, Nobel ödüllü Fransız yazar ve filozof Albert Camus'un, "Özgür basın iyi ya da kötü olabilir ama özgürlük olmayınca basın sadece ve sadece kötü olacaktır" sözünü alıntı yaparak, "Yalan ve uydurma haberler, dünyamızı kaosa sürükleyen hastalığın geldiği son noktadır. İçeriği değiştirerek veya teknolojik hilelerle yapılan uydurma haberler, toplumları zehirliyor, siyasi gelişmeleri felce uğratıyor ve ekonomilere zarar veriyor. Tarihin hiçbir döneminde dünyada gerçekler bu denli baskı altında olmamıştı. Çarpık, uydurulmuş veya yalan haberler zihinleri kolayca bulandırabilir ve gerçeği hiçe sayabilir" yorumunda bulundu.

"Yalan haberlerin kurbanı oldum"

Bağış, 17-25 Aralık döneminde FETÖ saldırılarına maruz kaldığını belirterek, "Şahsen yalan haberlerin mağduru olmuş biriyim. Ayrıca montajlı sahte ses kayıtlarıyla da bir kumpasın hedefi oldum. Bu yasa dışı saldırının medya organizatörleri, haber malzemesi olarak görünen ve sansasyonel olabilecek her şeyin ilgi çekeceğinin bilincindeydi. Maalesef planları ile amaçlarına ulaştılar ve bu yalan kumpas haberler, bazı diğer medya kuruluşlarına da yayıldı. Bazı kuruluşlar, uydurma haberleri doğrulayarak sunmakta da başarısız oldular. Şahsım ve ailem haksız ve yasa dışı şekilde hedef haline getirildi" ifadelerini kullandı.

"Medya ile ilgili daha etkili denge ve fren sistemleri oluşturulmalı"

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasında medya ve yargı piyonlarının Türk ve uluslararası kamuoyunun algısını şekillendirmek için çeşitli eylemler düzenlediğini ifade eden Bağış, "Yalan ve uydurma haberler ortak düşmanımızdır. Bu tür propaganda kampanyaları, temel haklara ve demokratik özgürlüklere karşı yürütülen bu yasa dışı savaşları kazanıyor. Ayrışmış ya da kutuplaşmış toplumlar, karşı taraf yalan haberlerle hedef haline getirildiğinde bunu alkışlıyor. Ancak, şeytani bir zihniyet ortaya çıktığında hiçbir kazanan olmuyor. İfade özgürlüğü, sorumlu gazetecilik ve toplumun bilme hakkı günümüzde oldukça zor bir dönemden geçiyor. Gerçekler daima savunulmalı ve kanunlarla korunmalıdır. Medya ve gazetecilik her zaman toplumun tabi olduğu yasa ve kurallara uymalıdır. Daha fazla hesap verebilirlik ve medya ile ilgili daha etkili denge ve fren sistemlerinin oluşturulması yönünde bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bu çağrı bir devlet memurunun, endişeli bir babanın ve dünya vatandaşlarının çoğunun sorumluluk çağrısı olarak ele alınmalıdır" dedi.

Yorumlar